[Flash 9 is required to listen to audio.]
Lâzım.
Laf geçiremediğin her hücrene çoktan işlemiş.
Bundan sonra asla demeye kalmadan bağlandığın.
Sikseler vazgeçemeyecek kadar çoktan çoktan alıştığın.
Midendeki kelebekleri gözlerinden taşırdığın.
En sinirli anında gelse gülücükler saçtığın.
Düşündükçe parmak uçlarına kadar uyuştuğun.
Ayaklarının artık yere değmediği anlarda pembe, mavi, yeşil bulutlarla uçuştuğun.
Tüm mimiklerini alıp saklamak istediğin.
Göğüs kafesinin uçacak kadar hafiflediği.
İmkansız olduğunu bile bile istemekten vazgeçemediğin bir şey.
Sonra;
Birden sertçe yere düştüğün.
Hiç durmadan düşündüğün.
Hiç durmadan üzüldüğün.
Hiç durmadan öldüğün.
Günden güne küçüldüğün.
Artık, göğüs kafesinde taşıyamayacağın kadar ağır gelen.
Bir şey..
28 yorum
Yeniden bloglanılan yer madambrodySadece iki kere gördüğü birinin kirpiklerini ezberlememeli meselâ bir insan. Sevmekten bu kadar uzun süre kaçıp da karşılaşacağını anladığı an aptala dönmemeli.
İçinden nehir geçen şehirlerde yaşamak istiyorum.
Müziğe aşık oldum.
26 yorum
Yeniden bloglanılan yer pardondemistimBirini kalbine kilitleyebilir mi ki insan?
Kalp kapakçıkları birini hapsedecek kadar güçlü mü sizce?
Neden herkes birbirini bir yerlere hapsetmeye çalışıyor? Sarılma kelimesini bile dayatıyor karşısındakine. Sarılarak uyumak durup dururken birine sarılma isteğinden ne zaman güçlü oldu?
Biraz özgürleştirin duygularınızı, bırakın kelimeleri.
İnanın; düşünmeden söylenen cümleler kurulan planlardan daha çok mutlu ediyor insanı.
Birini düşünürken midene kramplar girmesi bazen o uçuşup kaybolan kelebeklerden daha sahici oluyor.
Aşk can acıtan bir şey. Neden normalleştirme çabalarıyla basitleştiriyorsunuz ki? Acıtın birbirinizi, ilacı nasılsa karşınızda. Yere çakılıp paramparça olmayı göze almadan elimizde planlanmış sevgilerden fazlası kalmıyor çünkü.
12 yorum
Yeniden bloglanılan yer rakirocksMeselâ böyle güzel şarkılar var, günü güzel bitirebiliyoruz.
Nice adamlar olsun hayatınızda, hayatınızı verebilecek kadar sevdiğinize değsin.
26 yorum
Yeniden bloglanılan yer zeytincekirdegi
[Flash 9 is required to listen to audio.]
Onu unutman gerektiği kesinleştiğinde, gerçekten kafana dank ettiğinde diyeceksin ki, “Hiç yaşamamış bir şeyi nasıl öldürebilirim? Bizi, nasıl öldürebilirim?”
Bu uzun sayfalı sıkıcı hikayede, her zaman karşına çıkacak başkalarıyla kıyaslayacaksın kendini. Yeri gelecek, o başkalarını elinden almakla suçlayacak seni. Yeri gelecek aşağılayacak. Sırf seviyorsun diye ezecek yeri gelince.
Sen unutamayacaksın.
Sonra zamanı gelecek. Anlayacaksın. “Lan” diyeceksin. Ve bitireceksin.
Bu sefer, gördüğünde, mesaj attığında, konuşmak istediğinde hatırlamayacak kadar derin bir şekilde üstünü kapatacaksın.
Söz veriyorum.
34 yorum
Yeniden bloglanılan yer misafirterligi“Sevmeyince sevmiyordu insan. Çok sevince gözü dönüyordu.
Unut onu, alkoldendir.”
Sokağın ortasında, “ölür müydün beni biraz daha sevseeeeğğğğn!” diye bağırsam, sizler de bana katılsanız.